Sosyal Medya Hesaplarımız

Girişimcilik

İlk e-Ticaret Web Sitenizi Başlatmak için 3 Adım

Kendi e-Ticaret web sitenizle her ay 100 $ veya 1.000 $ ‘lık ekstra gelir elde etmek ister misiniz? 3 Adım ile siz de bunu başarabilirsiniz!

Eklenme Tarihi

-

İlk e-Ticaret Web Sitesinizi Başlatmak için 3 Adım

Kendi e-Ticaret web sitenizle her ay 100 $ veya 1.000 $ ‘lık ekstra gelir elde etmek ister misiniz? Tamamen mümkündür ve her gün çok sayıda insan bunu yapıyor.Şimdi, kendi e-Ticaret web sitenizi başlatmanın en iyi zamanı. Hergün daha ve daha fazla insan mağazalara gitmek yerine evlerinden veya mobil cihazlarından alışveriş yapıyorlar.

Bir e-ticaret sitesi kurmak büyük bir girişim gibi gelebilir, ancak düşündüğünüz kadar zor değil. Bu yazıda, bu hafta kendi e-Ticaret web sitenizi başlatmak için gerekli adımlara biraz ışık tutacağım ve girişime başlamak için gerekli araçları sunacağım . İhtiyacınız olan tek şey kendinizi adama, azim ve öğrenme isteğidir.

Adım 1 – Bir Sektör ve Ürün Seçimi

Bazıları için, bu işlemin en zor basamağıdır ve çok fazla baş ağrısına neden olabilir. Online satış için doğru ürünü seçmek, e-ticaret web sitenizin başarılı olup olmaması üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Ancak milyonlarca farklı ürün varken, neyin satacağını nasıl bilirsiniz? Bir sektör ve ürün seçerken göz önüne alınması gereken birkaç şey var.

Fiyat – Çok düşükse, olumlu bir yatırım getirisine ulaşmak zordur. Çok yüksekse (1000 dolardan fazla) müşteriler telefonda birisiyle konuşmayı ya da satın almadan önce canlı sohbet etmek istemeleri yüksek olasılıktır.

Marj – Online satılan birçok ürünün yaklaşık %30-35’inde bir kar marjı vardır, ancak bu sektöre bağlı olarak büyük değişiklik gösterebilir. Örneğin, elektronikte genellikle az kar marjı bulunurken, telefon aksesuarları genellikle %200+ olarak gösterilir. Bir ürünü hesaplamadan önce kar marjını bildiğinizden emin olun.

Yerel Mevcudiyet – Genel olarak, yerel mağazalardan ürün satın alınamadığında online satış yapmak daha kolaydır. Niye? Basit, eğer yerel olarak bulamazlarsa online olarak satın alım yaparlar .

Nakliye Boyutları – Daha büyük ve ağır ürünler, satışları olumsuz etkileyebilecek yüksek nakliye maliyetlerine sahip olma eğilimindedir. Çoğu müşteri sadece ücretsiz nakliye istememekle kalmaz, bunu bekler.

Tutku – Bu sonuncusu genellikle göz ardı edilir, ancak genellikle başarının güçlü bir göstergesidir. Bir e-ticaret web sitesini başlatmak ve büyütmek, genellikle bir dizi engel ve hayal kırıklığı ile birlikte gelir. Sektörünüz için duyulan tutku, ortaya çıkan zorlukları aşmak için büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

2. Adım – Harika Ürünlerin Üretimlerini Bulma

Artık hangi ürünleri satacağınızı belirlediniz ve bunların üreticilerinin kim olduğunu öğrenmenin zamanı geldi. Üreticileri bulmak için zamandan  tasarruf ettirecek birkaç farklı yöntem vardır.

Google Alışverişi

Google Alışverişi, yalnızca online satılan fiziksel ürünleri arayan güçlü bir arama motorudur. Ayrıca, bayilerin kim oldukları hakkında müthiş bilgiler sağlar (rekabetin belirlenmesi için büyük), ancak daha da önemlisi tedarikçilerin kim oldukları hakkında bazı harika verir. Ürününüzü Google Alışveriş’e girin ve “Marka” bölümünde hangi üreticilerin göründüğüne dikkat edin.

3. Adım – Web Site Kurmak

Sonunda ürünlerinizi seçtiniz ve çalışacak birkaç üretici buldunuz, peki sonra ne olacak?

Web sitesini hazırlayın ve çalıştırın. Şimdi bunu okuyan bazı insanlar, neden bir web sitesine sahip olunmadan önce üreticilerle temasa geçtiğmizi merak ediyor olabilirsiniz. Bunun nedeni, web site açıldığında içinin dolu olması, müşterilerin boş bir siteyle karşılaşmaması içindir. Bununla birlikte, basit bir “Yakında Çıkacak” gibi bir sayfa oluşturmak iyi bir fikir olabilir.

Bir e-Ticaret Platformu Seçme

ETicaret platformu, işlevsel bir e-ticaret web sitesinde yer alan tüm ürünleri, kategorileri, ödeme süreçlerini ve diğer yönleri yönetir. Birçoğu göreceli olarak aynı işlevsellik ve özelliklere sahip onlarca e-ticaret platformu mevcuttur.

Yıllarca birçok farklı e-ticaret platformunda çalıştım ve sadece iki tane güçlü ve kullanımı son derece kolay olanı buldum. Mümkün olduğunca hızlı ve kolay bir şekilde başlamak istiyorsanız, Shopify’ ı seçin. Bununla birlikte, biraz teknik iseniz ve web sitesinin görünümünü ve işlevselliğini daha fazla kontrol etmek istiyorsanız, PrestaShop, Magento veya OpenCart’ı seçin.

Shopify - e-Ticaret

Shopify – e-Ticaret

Alan Adı ve Hosting

Shopify veya başka bir barındırılan e-Ticaret platformu kullanıyorsanız, bu bölümü atlayabilirsiniz. OpenCart’ı veya başka bir açık kaynak platformu kullanmayı planlayan kullanıcılar dikkate alsın.

Her web sitesi kendi markası ve barındırma sunucusu için bir alan adına ihtiyaç duyar. Bununla birlikte, e-ticaret web siteleri, kredi kartı numaraları ve kişisel bilgiler gibi hassas verileri şifrelemek için SSL (güvenli yuva katmanı) Sertifikasına ihtiyaç duyarlar. Alan adı, hosting hesabı ve SSL Sertifikası alma işlemini olabildiğince kolaylaştırmak için BlueHost’u kullanmanızı öneririm.

Logolar ve Web Tasarımı

Web sitesinin tasarım ve marka bilinci oluşturma, web sitesi ziyaretçilerinin alışveriş yapma sıklığı üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. Bir tasarımcı işe alma ve özel olarak tasarlanmış bir web sitesine sahip olmak, 1.000 dolara hatta 10.000 dolara mal olabilir. Başlangıç masraflarını en aza indirgemek istiyorsanız, bütçenizi darmadağın etmeden de iyi görünümlü bir web sitesi sağlamak için birkaç çözüm mevcuttur.

  • Bir Web Sitesi Şablonu Satın Alın – TemplateMonster gibi online pazarlar, binlerce web sitesi için farklı şablonlar sunar. Ayrıca bir dizi diğer e-ticaret platformların yanı sıra OpenCart, Shopify ‘ada özgü temaları mevcuttur. Bu temaların birçoğu güzel tasarlanmış ve mobil uyumludur. Genellikle 80 $ ‘a mal olurlar; bu da bir tasarımcıya ödemek zorunda olabileceğiniz tutarın bir kısmıdır. En iyi kısmı da bu temalar, web sitesini istediğiniz şekilde özelleştiren özelleştirme seçenekleri içeriyor. https://www.templatemonster.com/tr/web-sitesi-sablonlari.html adresinden binlerce şablona ulaşabilirsiniz.
  • Ucuz Logo Alın – Logo, herhangi bir marka bilinci oluşturma ve pazarlama çabası için önemli bir bileşen. Yine, profesyonel bir grafik tasarımcısı seçmek muhtemelen en ucuz yol değildir.

Sırada ne var? Harekete geçme ve öğrendiklerinizi pratiğe dökmenin zamanı. Bu yeni bilgi ile donatılmış ve başarıyı giden kendi eTicaret web sitenizi başlatmak için ihtiyacınız olan her şeye sahipsiniz. Unutmayın, web her yıl giderek daha rekabetçi hale gelir. Şimdi, başlamak ve e-ticaret dünyasına girmek için en iyi zaman.

1999 yılından bu yana profesyonel olarak tasarım ile uğraşmakta ve kullanıcı arayüzü tasarımı konusunda yoğun çalışmalar yapmakta. Yazılı ve görsel basında bir çok çalışması yayınlanan Tekmen’in en büyük tutkusu okumak, yazmak ve üretmektir.

Devamını Oku
Yorum

Girişimcilik

Blog Yazarak Para Kazanmak Mümkün Mü?

Blog Yazarak Para Kazanmak Mümkün Mü? sorusuna cevap arıyor ve elde ettiğimiz deneyimleri sizlerle paylaşıyoruz, haydi gelin başlayalım..

Eklenme Tarihi

-

Blog Yazarak Para Kazanmak Mümkün Mü?

Bir blog yazarısınız ve haliyle emek harcadığınız bir şeyden para kazanmak istiyorsunuz. Bu sizin en doğal hakkınız. İnsan hem sevdiği hem de para kazandığı bir işi yapıyorsa dünyadaki saltanatını kurmuş diyebiliriz.
 
Blog Yazarlığı ciddi bir iştir. Bu ciddiyetle bu işe başlarsanız kazancınız da o kadar ciddi olacaktır. Bu konu üzerine çok araştırmalar yapıldığını biliyorum. (Bu yazıyı yazarken başka bir blog yazarı arkadaşım ile facebook messenger’da konuşurken, bir bloga misafir yazı hazırlıyorum dediğimde ”başka bloglara ne kadar çok yazı verdin öyle” dedi ve oraya verdiğin kadar kendi bloguna yazsana diye uyarıda bulundu. O arkadaşıma verdiğim cevabı burada yayınlamak istiyorum. O arkadaşımın nazarında tüm merak edenlere cevap vermiş olayım)

Benim çok meşhur bir sözüm var(!) “Kendi blogunda yazı yayınlamak gol ise başka bir blogda misafir yazar olarak yazı yayınlamak asisttir.”

Bu mantık ve niyetle yazılarından fazlaca istifade ettiğim Bloglara misafir yazarlık yapıyorum. Sağ olsun kendileri de yayınlamaya değer görüp yazılarımı yayınlıyor. Blog Yazarlığını meslek edinmiş insanlar vardır yada başka meslek gruplarından olup da blog yazarlığından ciddi ek gelir edenler vardır. Nacizane bende hali hazırda özel sektörde çalışıp aynı zaman da blog yazarlığı yaparak kendime ek gelir sağlayabiliyorum. Yaptığınız işi ciddi anlamda yaparsanız geliriniz de olacaktır, saygınlığınızda.

Blog Yazarak Para Kazanmak Mümkün Mü? sorusuna cevap aradığımız ve kendi deneyimlerimizi paylaştığımız makalemizin detaylarına geçecek olursak;

 

1.Blog Yazarlığına Başlayın!

Blog Yazarlığına başlamaya karar verin ve bu kararınızda kararlı olun. Kendi ilgi alanızla ilgili bir blog açmak en doğru seçenektir. Genel bir blog açıp başarılı olan birini görmedim. Zamanla blog çöplüğündeki yerlerini aldılar. Açacağınız blogun konusunu belirledikten sonra blogunuzun konusuna uygun bir isim belirleyin. İsim kısa akılda kalıcı olmalıdır. Size özel bir isim olmasının da hiç bir mahsuru yoktur. Eski blogum olan SRGZ Blog gibi bir isim seçebilirsiniz. Soyadım olan Sarıgöz’den sesli harfleri çıkararak bir isim türetmiştim. Blogunuzun ismi ciddi anlamda marka olabilir. İsim belirledikten sonra kendinize bir yol haritası çizin ve bu yol haritasına göre içeriğinizi şekillendirmeye gayret edin.

2. Sabırlı Olun!

Hiçbir blog yazarı blogunu açtığı günden itibaren ne popüler olmuştur ne de para kazanmıştır. Zamanla üretilen içerik sayısına göre ve ziyaretçi sayısına göre popülerliği ve kazancı artmıştır. Yapmanız gereken sabırla içerik üretmektir. Ben ilk blogumdan 5 ay sonra ilk gelirimi elde etmiştim.

3. Sabrettiniz! Peki Ya Sonra!

Sabrettiniz ve hatırı sayılır bir içeriğiniz, gözle görülür bir ziyaretçi sayısına ulaştınız. Artık bundan sonra yapmanız gereken şeyler vardır. İçeriğinize göre sizinle iletişime geçen markalar, firmalar olacaktır. İçeriğinize göre size tanıtım yazıları hazırlatmak isteyenler olacaktır. Ziyaretçi sayınıza göre blogunuza reklam eklemeye başlayacaksınız. vs..

4. Ben Bloglarımdan Nasıl Para Kazanıyorum?

Profesyonel Blog ve Profesyonel Blogger isimli bloglarımdan ciddi anlamda para kazanabiliyorum. Bazı arkadaşlarıma elde ettiğim kazancı söylediğimde şaşırıyorlar. Bu kazanç tesadüf değildir. Emek verdim ve bu emeği ciddiyetle kullandım.

Bir süre sonra bazı markalar ve firmalar benimle iletişime geçip, bazı tekliflerde bulundular. Bazı markalar düzenledikleri etkinliklere davet ettiler. Bazı markalar ürünlerinden gönderip, kullanmamı ve fikirlerimi blogumda yazmamı istediler. Bazıları blogumun sağına soluna reklam vermek istediler. Hürriyet’in Bumerang isimli sistemi ile para kazanabiliyorum. Blogumda tanıtım makaleleri yayınlayarak para kazanabiliyorum. Çeşitli markaların ürünleri hakkında deneyimleri yazabiliyorum. Popülerliğim artıyor. Geçtiğimiz günlerde Bumerang Deneyim günleri adı altında Adana’da yapılan Blog Yazarları buluşmasına gittiğimde blogumun ismini duyanın verdiği tepki ile popülerliğimin arttığını gördüm. Aynı şeyi bir çok blog yazarı arkadaşım içinde söylemeliyim. Aramızda yoktular ancak namı ortamdaydı.

5. Sonuç İtibari ile!

Sonuç olarak blogunuzla başarı elde etmek istiyorsanız, bir kazancım olsun diyorsanız. Blogunuza emek harcayacaksınız. Para kazanmaya başlamadan önce yatırım yapmalısınız. Blog Yazarlığı konusunda sermaye para değildir. Sermaye emek ve ciddiyettir. Yazılarınızı milyonlar okuyormuşcasına yazmalısınız. Her yazınızdan faydalanacak mutlaka birileri olduğunu bilerek yazmalısınız. İçerik üretirken blog konunuzun dışına istisnai durumlar dışında çıkmayacaksınız. İçerik üretmede düzenli olmalısınız. Bir günde 5 içerik girip 1 hafta hiç bir şey yazmazsanız ciddiyetinizi kaybedersiniz. İnsanlar sizin düzeninize alışmalı.

Bir market düşünün. Bir akşam bir ürüne ihtiyacınız oldu ve gittiğiniz market geç saat olmasına rağmen açıktı. Alacağınızı aldınız. Başka bir zaman yine başka bir şeye ihtiyacınız olduğunda nasıl olsa o market açıktır diyerek gittiniz ve kapalı olduğunu gördünüz. Bir sonraki seferde açık olma ihtimali daha garanti olan bir markete gidersiniz. Blog Yazılarınızda böyledir. İnsanlar blogunuza gelip bir kaç yazı okur ve daha sonra geldiğinde hiç bir yazı girilmediğini gördüğünde güncellemediğini düşünüp tekrar ziyaret etmeyecektir.

İnsanlar yazılarınızı okumak için yeni yazılarınızı takip edebilmeliler. Blogunuzun temelini oluşturmak için aşağıdaki vasıfları blogunuza kazandırmalısınız.

  • Ciddiyet,
  • Devamlılık,
  • Samimiyet,
  • İstikrar,
  • Güven

Yukarıda yer alan bu vasıflarla blogunuzu donattığınızda kazancınızın arttığını kendiniz de göreceksiniz.

Devamını Oku

Girişimcilik

Renklerin Pazarlama ve Markalaşma Üzerindeki Etkisi

Pazarlama renk ile başlar. Renklerin pazarlama ve markalaşma üzerindeki etkisini konu alan bu makalemizi kaçırmamanızı öneririz.

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Renklerin Pazarlama ve Markalaşma Üzerindeki Etkisi

Pazarlama renk ile başlar.

Gözlerinizi kapatın ve dünyaca ünlü herhangi bir web sitesini hayal edin. Ne görüyorsunuz? Bahse gireriz gördüğünüz şey çok renkli küçük yuvarlaklardan meydana gelen sayfanın soyut bir görüntüsü ya da belki markanın logosu. Şimdi gözlerinizi açın ve http://www.designcontest.com/logo-design sayfasını ziyaret edin ve iyi bir tasarımın nasıl göründüğüne bir bakın.

Benzer bir resim milyonlarca ziyaretçinin zihninde canlanıyor, yani temel  hedef,   renkleri reklam amaçlı seçerken bu renkleri efektif bir reklam aracına dönüştürmek. Hadi bunu pratikte nasıl yapacağımızı öğrenelim.AIDA

Bir pazarlamacıysanız, karar verme şeması olan AIDA’ya yabancı olmamanız gerekir. AIDA, 1898 yılında Elmo Lewis tarafından tasarlanmış ve önerilmiş bir şemadır. Lewis, satın alan kişinin birkaç zorunlu aşamadan geçtiğini savunmaktadır:

  • Farkında Olmak
  • İlgili Olmak
  • Arzu Duymak
  • Aksiyona Geçmek

Doğru renk seçimi, maksimum sayıda ziyaretçiyi hedeflenen aksiyonu gerçekleştirme için dönüştürür. Örneğin satışları arttırır.

Kullanıcının dikkati, rengin tekelindedir. Fakat tüm renkler eşit oranda efektif olabilir mi?

Renk Teorisi ya da Kısa Tarihi

Hedef kitlenin davranışlarını etkileyebilecek renklerin seçiminde yardımcı olabilecek bir teori mevcut, ziyaretçinin dikkatini çekmenin yanında, onları elde tutar ve beklenen aksiyonu gerçekleştirmelerini sağlar. Bu teori “Renk Teorisi” olarak adlandırılır ve uzun zamandır başarılı sanatçı ve tasarımcılar tarafından kullanılmaktadır.

Color Theory

Görsel etkinin derecesi büyük oranda renk ve renk kombinasyonları ile belirlenir, bu bizim davranışlarımızı da etkiler. Renk teorisi aslında derin ve uzun zamandır toplumun ilgilendiği bir konu. Bu teoriden ilk olarak 1435’te İtalyan Rönesansı zamanında bahsedilmeye başlanmıştır. Önceleri dört “gerçek” renkten bahsediliyordu: kırmızı (ateşin rengi), mavi (hava), yeşil (su) ve gri (toprağın); diğer tüm renklerin bu dört rengin karışımı ile elde edilebileceğine inanılıyordu.

Daha sonra Leonardo da Vinci, Isaac Newton ve diğer bazı bilim adamları sadece üç ana renk olduğunu kanıtladılar; kırmızı, sarı ve mavi. Rengin modern teorisi, gölge, parlaklık ve renk doygunluğu terimlerini hayatımıza sokan Albert Munsell tarafından ortaya atıldı. Bu üç kategori renklerle psikolojik bağlantının temelini oluşturur.

Son yıllarda, birkaç farklı dijital renk teorisi ortaya atıldı. Teoristler, tasarımcılar ve web geliştiriciler dijital platformlar üzerinden rengin nasıl anlaşıldığı ve kabul edildiğini anlamak için çok uğraştılar.

Bir Renk Teorisi Nasıl Arama Sonuç Sayfası Değişimi İle İlgili Olabilir?

Bir kullanıcı web sitesine geldiğinde, ilk intibası birkaç saniye içinde oluşur. Bu yüzden muhteşem arama sonuç sayfaları sizin başarınız için çok önemlidir: eğer kullanıcının ilgisini ilk 8 saniye içinde çekemezseniz büyük ihtimalle onu sonsuza kadar kaybetmiş olursunuz.

Renk teorisini kullanarak satan arama sonuç sayfası oluşturmanın iki yolu bulunmakta:

  1. Kontrast renklerin kombinasyonunu kullanarak okunurluğu kolaylaştırmak.
  2. Psikolojik olarak kanıtlanmış renk birlikteliklerini kullanmak.

Bu iki yaklaşım kullanıcıya spesifik bir mesaj vermenizi sağlar, bunun yanında sadece “iyi görüntü” prensibi değil hedef sayfayı gerçekten efektif kılacak bir renk seçmenizi de sağlamış olur.

Renk teorisi kullanarak:

  • Kullanıcının dikkatini mümkün olduğunca fazla süre çekebiliriz
  • Hedef kitleyi aksiyona geçmeye ikna edebiliriz.
  • Sıçrama oranını önemli derecede azaltabiliriz.
  • Değişimi arttırabiliriz.

Renkler ve Çağrışımlar

  • Kırmızı. Bu rengi satışları canlandırmak için kullanın. Sağlıklı istekler, kararlılık ve liderlik gibi hisleri uyarır. Bir metinde kırmızı ile işaretlenmiş yer her zaman ilgi çeker, yani değerli olan bölümü kırmızıyla vurguladığınıza emin olun.
  • Sarı. İzleyicinin dikkatine odaklanan bir renktir. Vurgu yaparken bu rengi kullanmak önem taşır ve çünkü sıcak ve huzurludur. Sarı ürünler ve çocuklar için hizmet veren markalar için önerilir.
  • Turuncu. Aktivite ve enerji ile alakalı olduğu için en iyi kullanılabileceği alan spor ürünleridir.
  • Mavi. Eğer güven, dürüstlük ve sadakati çağrıştırmak istiyorsanız lütfen maviyi kullanın. Mavi, markanıza süreklilik, tutarlılık ve profesyonellik katacaktır. Şirketinizi sınıfında lider olarak tanımlayacaktır. Fakat maviyi kullanırken aşırıya kaçmamaya çalışın çünkü hissizlik hatta bazen depresyona neden olabilir.
  • Yeşil. Bildiğiniz gibi yeşil doğayı simgeler. Tüm sağlık hizmetleri için mükemmel bir seçimdir. Ayrıca yeşil zenginlik ve para ile de bağıntılıdır. Ancak yeşilin pasif bir renk olduğunu aklınızda bulundurmalısınız.
  • Beyaz. Tertemiz bir renktir ve asla bir tasarımız bozmaz. Arka planda kullanmak için iyidir ve diğer renklerle kullanıldığında uyum yaratır.
  • Gri. Bir iş için en iyi seçim değildir; dikkat çekmeyeceği için gereksiz bilgileri saklamak için kullanılabilir.
  • Siyah. Diğer parlak renklerle kombinasyon yaparak kullandığınız zaman size mükemmel sonuçlar verebilecek en güçlü renklerden biridir. Siyah metinlerde kullanılan en yaygın renktir.
  • Kahverengi. Kahverengi’nin koyu tonlarını izleyiciye zenginliği çağrıştırmak için kullanın, açık tonlar ise uygunluğu çağrıştırır. Kahverengi güvenilir ve istikrarlı bir marka imajı oluşturur.
  • Pembe. Genellikle moda dünyasında kullanılır. Pembe abartılı kullanılmadığı zaman saygınlık ve zarafet içeren cazibeli bir renktir.
  • Mor. Neredeyse pembe ile aynıdır, pembeye ek olarak sihir ve esrarengizliği ifade etmek için kullanılabilir.

Nitekim renklerin psikolojisini bilmek, hangi rengin ürünün satışını pozitif yönde etkileyeceğini bilmenizi sağlar. Ana rengi seçin ve onu esas alarak hayalinizdeki web sitesini yaratın!

Sonuç

Renk seçeneklerinin neredeyse bir sonu yok. “Uygun” bir renk ile kullanıcıların beklediğiniz hareketi yapmalarını sağlayabilirsiniz, buna karşıt kötü seçilmiş bir renk kafa karıştırıcı olabilir ve sıçrama oranını arttırabilir. Pazarlama ve Markalaşma için kullanılacak renkler duygu psikolojisi tarafından önceden belirlenmiş olsa da, çok katı bir şekilde başkalarının tariflerini kullanmamalısınız.

Değişim ve kar açısından sizi yönlendirebilecek, kendinize ait bir renk kombinasyonu araştırmalısınız. Değiştirdiğini her şeyi test etmeyi unutmayın çünkü renk dikkatsizliğe toleransı olmayan güçlü bir araçtır.

Not: Bu makale Brian Jens tarafından sitemiz VUUB.net için hazırlanmış olup Türkçe çevirisi sitemizin kurucularından Çağrı Ultay tarafından yapılmıştır.

Devamını Oku

Diğer

Sosyal Medya Yöneticilerinde Bulunması Gereken 13 Özellik

Sosyal Medya Yöneticileri için başarının anahtarı paylaşılan içerik gibi gözükse de arka planda çok farklı dinamikler yer almakta, gelin bunlara göz atalım.

Çağrı Ultay

Eklenme Tarihi

-

Sosyal Medya Yöneticilerinde Bulunması Gereken 13 Özellik

Yetenekli ve işin ehli sosyal medya yöneticilerinin güncel olay ve trendlerin dışında, neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını bilmenin yanında birden çok kanal hakkında derin bilgiye sahip olmaları ve veri analizi için muazzam bir bilgi kaynağına sahip olmaları gerekiyor.

Bu yetenekleri 13 başlık altında topladık ve sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu 13 madde sosyal medya konusunda çok yetenekli ve işinin ehli olan kullanıcıları inceleyerek oluşturulmuştur.

1. Sosyal ve Kişisel Uyum

Sosyal medya yöneticileri bahsettikleri konu hakkında uzman olmalılar ve kendileri gibi uzman olan kişileri kendilerine çekmeyi başarmalılardır. Birçok ağ üzerinden aktif olarak blog yazmalı ve diğer uzmanlarla çevrimiçi olarak iletişimde olmalılar. Bir sosyal medya yöneticisi kendi tarzını belirlemeli ve bu tarzın dışına çıkmamalıdır. Olaylar hakkında konuşmalı ve endüstrinin içinde bir ses’e sahip olmalıdır. Bu hangi sosyal medya durumuna dahil olurlarsa olsun daha etkili olmalarına yardımcı olacaktır.

Diğer uzmanlarla blog yazmak, konuşmak, ağ oluşturmak endüstrinin içinde sağlam durmayı sağlayacaktır. Kişisel ağlarını geliştirmek için kendi seslerini ve tarzlarını geliştirmeleri çok büyük önem taşımaktadır.

2. Editörlük ve Gazetecilik Yeteneği

Bu yetenek olursa iyi olur diye kategori edilebilecek bir durum değil, bir sosyal medya yöneticisinin editörlük ya da gazetecilik yeteneği kesinlikle olmalıdır. İçerik pazarlaması geçici bir heves değildir, Reklamcılığın çok önemli bir bölümüdür. Bunun önemli bir iş olduğunun farkında olmak gerekir. Bir marka için içerik üretebilme lüksü ya o markanın tüm reklamcılık departmanını batırır ya da çok yükseğe çıkarır. Ama sosyal medya sıfırdan başlamak olarak algılanabilir. Sosyal medya içerik pazarlamasının canlı bir stratejisi olan dağıtım platformudur. Sosyal Medya yöneticisi içerik başarısı ve yönlendirmesi için bir bekçidir. Editoryal bilgi ve gazetecilik yeteneği hem içerik yaratmak hem de bunu sunmak için kesinlikle gerekli yeteneklerdir.

3. Kanal Çeşitliliğinin Farkında Olmak

Bir sosyal medya yöneticisi, şirketin takipçilerinin çeşitli kanallardan geldiğinin farkında olmalıdır. Ve bu çeşitli kanallar için uygun içerik çeşitliliği yaratması gerektiğini bilmelidir. Bu çeşitli kanallar arasında içerik paylaşırken esnek ve akıcı olmaldır. Örneğin Instagram’da başarılı bir sonuç gösteren içerik Twitter’da hiç ilgi görmeyebilir. Sosyal Medya yöneticisi her kanalın hedef takipçileriyle ne şekilde paylaşım yapması gerektiğini ve bunu hangi dil ve tonla paylaşması gerektiğini bilmelidir.

4. Popüler Kültür Hakkında Genel Bilgi

Her sosyal medya yöneticisi “gerçek dünya”da neler olup bittiğini bilmelidir. Ve bunun planladığı sosyal içeriğini etkileme (pozitif/negatif) potansiyelini paylaşmadan önce analiz edebilmelidir. Bu yüzden dijital pazarlamacılar içerikleriyle doğru orantılı olarak dışarıda, gerçek dünyada neler olduğuyla ilgili hassas olmalılar.

5. Mizah

Eğer markanıza uyum sağlayabilecekse mizah kampanyanızın başarılı olmasını ve insanlar arasında popüler olmasını sağlar. Ayrıca takipçilerinize vereceğiniz mizah içeren bir cevap onların sizin sadık bir şekilde paylaşımlarınızı yayan birine dönüştürebilir.

6. Empati

Bir sosyal medya yöneticisinin en önemli rolü, markanın takipçilerini olabildiğince iyi anlamak ve nasıl iletişim kurduklarına odaklanmaktır. Bu konuda istisna olabilmek için çok iyi derecede empati kurmayı başarabilmek gerektirmektedir. Empatiden kasıt takipçilerin zevklerini ve alışkanlıklarına hakim olmayı gerektirir, size tamamen ters olsa bile. Sohbete dahil olmak ve sohbetin yönünü istediğiniz yere çekebilmek için organik takipçileriniz gibi düşünmeli, hissetmeli ve davranmalısınız.

7. Otantiklik / Gerçekçilik

Sosyal medya yöneticisi kesinlikle argo kelimeler kullanmamalıdır, bu markanızı hiçbir yere taşımaz. Aslında bu tam tersine sebep olur çünkü sizi gerçeklikten uzaklaştırır. Aslında konuşmaya yeni başlayan bir çocuğun bir küfür öğrenmesi ve bu kelimeyi sürekli tekrarlaması kadar itici görünür. Bir sosyal medya yöneticisi insanlarla nasıl konuşması gerektiğini ve sosyalleşmenin ne olduğunu bilmelidir. Mizah ve iticilik arasındaki dengeyi bilmeli ve itici olmamalıdır. Müşteriler bir markanın onları temsil etmesinden hoşlanır, kendilerini iyi hissettirmesini isterler.

8. Hikaye Anlatma Yeteneği

2015 yılında bütün sosyal medya yöneticileri hikaye anlatma yeteneklerini geliştirmelidir. İnsanlar hikaye dinlemeyi sever ama ne yazık ki herkes bu yeteneğin üzerine gidip geliştirme yoluna gitmiyor. Bir hikaye anlattığımızda bu bir bağ yaratır ve insanların ilgisini çeker.

9. Taze ve Alakalı İçerik

Bilgiye ulaşımın kolaylaşması insanların kendileriyle alakalı olmayan içerikleri umursamaması ve hatta takibi bırakmalarını sağlıyor. Bir sosyal medya yöneticisi takipçilerin aradığı ve beklediği içeriği paylaşmakla yükümlüdür ya da sizi takip etmeyi bırakırlar. Anlık bilgi çağında, içeriğiniz taze ve alakalı olmalıdır. Yoksa sizin yerinize takip edebilecekleri ya da ulaşabilecekleri başka kaynaklara yönelirler.

10. İstatistiksel Cesaret

Sosyal medyada başarılı olmak tamamen rakamlarla ilgilidir. Gönderiniz ne kadar etkili? Ne kadar okunuyor? Ne kadar bulaşıcı?. Sosyal Medya yöneticileri bu rakamların bulunduğu grafikleri incelemeli ve bu verilerin ne söylediğini anlayabilmeliler. İstatistiksel modeller daha fazla öğrenmek ve daha hızlı cevap verebilmek için size büyük şans sağlayacaktır.

11. Çok Yönlü Olabilmek

Sosyal medya yöneticisi kesinlikle çok yönlü olmaldır: bir dijital pazarlamacı, nicel ve nitel analist, halkla ilişkiler uzmanı, bir yazar. Bu sadece sosyal medya siteleri için gerekli değildir. Bazen sosyal medya sitelerinin ötesine geçmek gerekir ve çoğu zaman bu gerekli olur.

12. Müşteri Merkezli Olmak

Pazarlamacılar müşteri merkezli stratejilere odaklanmalılardır çünkü müşteriler tükettikleri şeyler konusunda daha seçici olmaya ve reklamlara karşı daha ilgisiz olmaya başladılar. 2015 yılında ideal müşterilerinize nasıl ulaşacağınızı bilmek çok büyük önem taşımakta.

13. Otomatikleştirme Zamanını Hissetmek

Sosyal medya yöneticileri paylaşacakları içeriğin otomatikleştirme işlemini (Buffer, HootSuite vs) doğru yolla ve doğru zamanla yapmalılardır. Aslında Facebook, LinkedIn ve Twitter gibi blog içeriği paylaşımı yapılan sitelerin herbirinin kendi formatına göre otomatikleştirmek gerekir. Otomatikleştirme müşterilerinizle iletişim içinde olmak ve onları dinlemek için size zaman yaratır. Sadece her mecranın tarzına göre paylaşım yapmak gerekir.

Sosyal Medya’nın bilim değil, sanat olduğunu unutmamak gerekir. Sosyal Medya Yöneticilerinde Bulunması Gereken 13 Özellik makalemiz içerisinde geçen maddelere eklemek istedikleriniz veya tartışmak istediğiniz konular var ise lütfen aşağıdaki yorum alanını kullanarak bizlerle ve ziyaretçilerimiz ile aklınızdakileri paylaşınız.

Devamını Oku
Reklamlar

Editörün Seçtikleri

Popüler Makaleler