Sosyal Medya Hesaplarımız

Evcil Hayvan

7 Maddede Kedilerde Kısırlaştırma (Doğru Bilinen Yanlışlar)

Kedilerde Kısırlaştırma ile ilgili hasta sahiplerimiz tarafından en çok sorulan ya da başka bir deyişle doğru bilinen yanlışları derlemeye çalıştım.

Eklenme Tarihi

-

7 Maddede Kedilerde Kısırlaştırma (Doğru Bilinen Yanlışlar)

Kedilerde üreme faaliyetlerinin sonlandırılması için yapılan cerrahi operasyonlara kısırlaştırma (dişilerde ovariohisterektomi – erkeklerde orşidektomi) denilmektedir. Basit bir anlatımla, dişi kedilerde ovarium (yumurtalık) ve uterusun (rahim) beraberce alınması; erkek kedilerde de testislerin alınması şeklinde yapılmaktadır. Kedilerde Kısırlaştırma ile ilgili hasta sahiplerimiz tarafından en çok sorulan ya da başka bir deyişle doğru bilinen yanlışları derlemeye çalıştım. Umarım faydalı olur.

1. Kedim ergenliğini geçirsin – bir yaşını doldursun – bir kere doğum yapsın o zaman kısırlaştırayım. YANLIŞ

Dişi kedilerde en uygun zaman ilk östrustan (kızgınlık) önce kısırlaştırmaktır. Genelde tercih edilen 5-6 aylık dönemdir. A.B.D’de bazı kliniklerde 6-14 haftalık dönem en uygun zaman kabul edilmektedir. Bunun başlıca nedeni erken yaşta kısırlaşan kedilerde meme tümörü görülme sıklığının çok yüksek oranda azalmasıdır. Bunun yanında pyometra (rahimin iltihap ile dolması) gibi septisemiye ve böbrek yetmezliğine yol açabilecek tehlikeli bir enfeksiyona; ovarial kist (yumurtalık kisti), ovarium (yumurtalık) ve uterusta (rahim) görülen tümörlere karşı da önlem alınmış olur.

Erkek kedilerde de aynı yaş aralığı kısırlaştırma için tavsiye edilmektedir. Yine A.B.D’de dişi kediler gibi 6-14 haftalık dönemde kısırlaştırma operasyonları yapılmaktadır. Yine erkek kedilerde ki testis kanseri, orşitis (testis yangısı), testis yaralanmalarına karşı önlem alınmış olur.

2. Erken yaş kısırlaştırma kedimin büyümesini engeller. YANLIŞ

Yukarıda da anlatıldığı gibi A.B.D’de çok erken yaşlarda kısırlaştırma yapılabilmekte, erişkin boy, vücut ağırlığı ve kondisyon açısından hiç bir olumsuz netice alınmamaktadır.

3. Peki kısırlaştırmanın sağlık yönünden faydalı olduğunu anladım. Ama kedilerin psikolojisi bozulmuyor mu? YANLIŞ

Aksine kısırlaştırılmayan dişi kedilerde östrus döneminde bağırma-inleme, istenmeyen yerlere idrar yapma, agresiflik, evden kaçma girişimleri; erkek kedilerde yine püskürtme tarzında yoğun kokulu idrar yapma, agresiflik, evden kaçma girişimleri görülmektedir. Kısırlaştırılan kedilerde bu istenmeyen davranış bozuklukları görülmemektedir. Bu noktada yine erken yaş kısırlaştırmanın oluşabilecek sorunların önüne geçmek anlamında çok faydalı olduğunu söylemek gerekir.

4. Dişilerde ovarium (yumurtalık) bağlama, sadece uterusun (rahmin) uzaklaştırılması – erkeklerde testisleri bağlama, kriptorşik kedilerin (genellikle kongenital “doğuştan olan” olarak testislerin karın içinde olma durumu) ameliyat edilmemesi doğru işlemler midir? YANLIŞ

Bu işlemler sadece gebeliği engeller. Fakat yukarıda anlatılan sağlık nedenleri ve kedilerin psikoljisi açısından riskler aynen devam etmektedir.

5. Kısırlaştırılan kediler çok kilolu oluyor. YANLIŞ

Kısırlaşan kedilerin metabolizmalarının yavaşladığı, kilo almaya daha meyilli olduğu doğrudur. Bu noktada kedi sahiplerinin kalori kısıtlamasına gitmemesi, egzersiz yaptırmaması kedilerin kilo almasındaki en büyük sebep sayılabilir. Kısırlaştırılan kediler için özel diyet mamaları kullanarak ya da veteriner hekiminizin önereceği uygun diyet programıyla oluşabilecek bu sorunun önüne geçmiş oluruz.

6. Kısırlaştırılan kediler eskisi gibi oyuncu olmuyormuş, bütün gün uyuyormuş? YANLIŞ

Bu şekilde bir bilimsel veri yok. Üstteki madde de anlatıldığı gibi kilo kontrolü yapılmayan kedilerin kilo alması ve buna bağlı olarak hareketliliğinin azalması; bu mitin oluşmasında rol oynadığını düşünülmektedir.

7. Kedilerimizi kısırlaştırarak onların doğasıyla oynamış olmuyor muyuz? YANLIŞ

Eğer kedilerimiz kendi habitatında yaşıyor olsaydı bu önerme doğru olabilirdi. Fakat kediler çok uzun yıllar önce evcilleştirildiği için bir bakıma insana muhtaç yaşam sürmektedir. Başka bir deyişle en temel ihtiyaçları barınma ve yemek insanlar tarafından sağlanmaktadır. Beraber mutlu bir yaşam içinse kısırlaştırma olmazsa olmazdır. Ayrıca sokakta yaşayan dişi kediler hamilelik, doğum ve doğum sonrası süreçlerde büyük sıkıntılar çekmektedir. Keza erkek kedilerde de yoğun çiftleşme isteğinden dolayı istenmeyen kazalar veya lokasyonunu kaybetme gibi bir takım sıkıntılar olmaktadır.

Not: Bu makale ilk olarak Vet Axis Veteriner Kliniği web sitesinde yer almıştır.

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın

1983 Uşak doğumlu. İlk ve orta öğretimini Uşak'ta tamamlamıştır. (Aybey İlköğretim Okulu-Orhan Dengiz Anadolu Lisesi) Lisans ve Yükseklisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinde tamamlamıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır. Ayrıca iki köpeği ve iki kedisi vardır.

Devamını Oku
Yorum

Evcil Hayvan

Minicik Bir Kedi ve Umut Bu Toprakları Terk Etmedi

Kadıköy Belediyesi tarafından yaralı bir kedinin kurtarılış hikayesi, umut bu toprakları henüz terk etmedi.

Eklenme Tarihi

-

Minicik Bir Kedi ve Umut Bu Toprakları Terk Etmedi

Ülkemiz çok zor günler geçirirken, sizleri belki biraz iyi hissettirecek bir şeyden bahsetmek istiyorum.

Kadıköy Belediyesi‘ne bağlı bir semtte oturuyorum ve mahallemizde çok fazla kedi ve köpek var. Bizim yan apartmanımızda bana göre dünyanın en iyi insanlarından biri oturuyor. Çünkü bu bahsettiğim kişi sabah, öğlen, akşam ve gece olmak üzere mahallemizin hayvanlarını besliyor. Hangisinin ne yemeyi sevdiğini, hangisinin kimin çocuğu olduğunu, kaçıncı kuşak olduğunu, cinsiyetlerini, yemek yemek için üst mahalleden mi aşağıdan mı geldiklerini kısacası her şeylerini biliyor. Ve tabii bunun karşılığından hayvanlar da onu tanıyorlar ve onu gördüklerinde miyavlayarak, havlayarak, ona sürtünerek selamlarını esirgemiyorlar. Anlayacağınız akşam 6 gibi bizim apartmanın önü bir restorana dönüyor ve tüm hayvanlarımız besleniyor.

Bu arada sarı bir kedimiz var aralarında arada hastalanıyor, sonra bir süre kayboluyor ortadan ve ardından iyileşmiş halde geri dönüyor. Bu kediyi merak edip “dünya’nın en iyi insanlarından biri olan” Orhun abiye sordum ve hastalandığında Kadıköy Belediyesini aradığını, onların gelip sarı kediyi aldığını ve iyileştiğinde Orhun abiyi arayıp aldıkları yere geri bıraktıklarını öğrendim. Önceleri bu beni çok tedirgin etti çünkü hasta sokak hayvanlarının tedavi görmeden uyutulduklarına dair bir sürü şey duymuştum.

Dün akşamüstü mahallemize Orhun abinin de tanımadığı bir kedi geldi, yüzü yaralıydı ve Orhun abiye bakarak yardım istiyordu, Orhun abi Kadıköy Belediyesini aradı ve bir süre sonra geldiler, geldikleri arabayı gördüğümde çok şaşırdım çünkü Animal Planet’te izlediğim hayvan polisleri ve barınakları ile izlediğim yabancı belgesellerdeki arabanın aynısıyla geldiler. Bunu görünce biraz rahatladım, daha sonra hayvanı nasıl yakalayacaklarını düşünüp tedirgin oldum çünkü bu işi ne kadar iyi bildiklerinden emin değildim. Sonradan öğrendiğime göre gelen iki kişiden biri veterinermiş ve 7 yıldır bu işi yapıyormuş, diğeri ise işinde çok usta olan ve hayvanlara zarar vermeden yakalayıp onların dilinden anlayan biriydi. Hiç zarar vermeden kediyi aldılar arabaya koydular, Orhun abinin telefonunu aldılar ve kediyi iyileştirdikten sonra onu arayıp kediciği aldıkları yere geri getireceklerini söylediler.

Kadıköy Belediyesi - Hayvan Nakil Aracı

Kadıköy Belediyesi – Hayvan Nakil Aracı

Onlar gittiklerinde içim çok rahat etti çünkü amaçlarının gerçekten sokak hayvanlarını iyileştirmek ve korumak olduğuna emin oldum. Kadıköy Belediyesine bu hizmeti için çok teşekkür ediyorum, en azından kötü bir güne biraz huzur kattı.

İnsanlar, çocuklar, gençler ölürken ve bazen bazıları tarafından umursanmazken bir kedi için bunu yapabilen ve bunu gerçekten onları sevdikleri için yaptıkları ortada olanlara güvenebileceğimizi biliyorum. Eğer hasta, kötü durumda bir sokak hayvanına rastlarsanız Kadıköy Belediyesini (444 55 22) arayabilirsiniz, onlar hayvanı aldıktan sonra hayvanı takip etmeniz ve bilgi almanız mümkün. Hiçbir canlı acı çekmeyi hak etmez, yardım edelim, umursayalım…

Çağrı

Ben de bu yaşananlara tanıklık etme şansını yakaladım o nedenle söyleyeceklerim var. Öncelikle suratı yara bere içinde kalmış olan kediciği büyük bir özveri ile, incitmeden yakalayan Kadıköy Belediyesi çalışanlarına sonsuz teşekkürler. Siyaset’ten ayrı olarak ele aldığımızda bu yapılan hiç kuşkusuz ki insanlığın en temelinde olması gereken vicdani duygularımızı mest etmiştir.

Bunun ile birlikte yine kediciğimiz yakalanırken etraftaki duyarlı vatandaşlar gelip konu hakkında bilgi aldılar. Hepsinin korkusu aynıydı, uyutacaklar mı? Alıp, götürüp öldürecekler mi? Halkımız bu konuda endişeli, farkındalığı her ne kadar yüksek olan bir kitle Kadıköy’de yaşıyor olsa da insanlar gündem de yaşanan olaylardan sonra büyük bir korku içerisinde. Hiç kimsenin can güvenliği sokaklarda yok, bırakın hayvanları, insanlar evlerinden ekmek almaya çıkıp geri dönemeyebiliyorlar. Biz kendimizce, kendi mahallemizde, gözlerimizin önünde yaşanan bu olayı siz değerli okuyucularımıza aktarmak istedik. En azından hala sizin-bizim gibi, yaşayan varlıklara saygı duyan, onları koruyup kollamaya çalışan, mümkünse onlara yardımcı olmak isteyen insanlar bu toplumun içinde varlıklarını sürdürüyor.

Umut henüz bu toprakları terk etmediğine göre karamsar olmanın hiçbir anlamı yok, yepyeni ve güneşli günler göreceğimizden de en ufak bir şüphem yok.

Not: Tekrar hatırlatalım, yaralı hayvanları Kadıköy Belediyesi’nin Çağrı Merkezi olan 444 55 22 no’lu telefon ile arayarak kendilerine bildirebilir, onların yaşama dönmesinde üstünüze düşen sorumluluğu yerine getirebilirsiniz.

Not 2: Merak edenler olacaktır diye düşündüğüm için bu notu yazma gereği duydum, veterinere yaralı kedimizin durumunu sorduğumda yakın zamanda sağlığına kavuşturacaklarına inancının tam olduğunu belirtti.

Murat

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
Devamını Oku

Evcil Hayvan

Kedi Günlüğü

Kedimizle oynarken, o mu bizi eğlendiriyor, yoksa biz mi onu eğlendiriyoruz kim bilebilir?

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Kedi Günlüğü

Kedisi olmayan, kediyle yaşamayan pek bilmez bu canlıların nasıl rahatsız, nasıl egoist, nasıl kibirli olduklarını. Bakışlarından anlarsınız aslında senden daha büyük daha yücedir kendince. Sen onu sevmek zorundasındır. O ise sadece yanında durmakla bile sana iyilik yaptığını düşünmektedir. Kimse anlamaz nasıl bu kadar bencil olanı sevdiğini. Yemeğini sen verirsin, tuvaletini sen temizlersin, tüylerini artık kolun uyuşana kadar sen tararsın o sadece kafasını sana çevirir ve gözlerini kısarak sana bakar sanki bütün bunlar aslında senin temel görevinmiş gibi. İnsanın doğasına tam bir zıtlık yaşatır kedi sahibi olmak… Ya da kedinin senin sahibin olmasına izin vermek. 🙂 İnsan her zaman hizmet beklemeyi, saygı duyulmayı, sevilmeyi bekler. Kendi bencilliğimizdir bir köpeği alıp getir götür işleri yaptırmak. Egomuzdur karşımızdaki canlının bir tek komutla hareket etmesini sağlamak.

Ama kediler… Git öteye diyemezsin, kendi yatağında misafir olursun, kıyı köşedeki yerinde uyumaya çalışırsın. Eğer sofraya senden önce oturduysa beklersin ki bir zahmet keyfi gelsin de sen de karnını doyur. Oldu da yanlışlıkla koltukta o varken sen oturmaya kalktın, sana attığı bakışı görmemek için çoğu zaman ‘’Allah’ım kör et beni’’ demişsindir.

Devamlı bir çabadır kedilerle olmak. Hep sen uğraşırsın, o hep senden daha fazlasını bekler. Evde yalnız kalır eve döndüğünüzde ne kadar kırılacak eşya varsa (hala kırılacak bir şeyler kaldıysa) hepsi sol ön pati hareketiyle çoktan yere indirilmiş, bibloların kopan kafaları çoktan top olmuş, koltuk altlarına atılmıştır. Eğer gerçekten yalnız kaldığı için kızgınsa en sevdiğiniz biblonun şirin kafası kedinizin ağzında size getirilir ve oyun oynamanız gerektiği açık bir şekilde anlatılır.

Kedilerle ilgili anlatılacak ve hala yaşanılacak o kadar çok şey var ki Montaigne’ nin bir sözü ile bitirmek istiyorum..

Kedimizle oynarken, o mu bizi eğlendiriyor, yoksa biz mi onu eğlendiriyoruz kim bilebilir?


Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
Devamını Oku

Popüler Makaleler