Sosyal Medya Hesaplarımız

Kültür-Sanat

The Wolverine Çok Yakında

26 Temmuz 2013’de vizyonlarda gösterime girecek olan The Wolverine, serinin ilk 3D X-Men filmi olma özelliğini taşıyor.

Eklenme Tarihi

-

The Wolverine Çok Yakında

26 Temmuz 2013’de vizyonlarda gösterime girecek olan The Wolverine, serinin ilk 3D X-Men filmi olma özelliğini taşıyor.

Serinin ve çizgi romanın yakından takipçilerinin bildiği üzere Logan’ın (Hugh Jackman) kendini iyileştirebilme özelliği vardı fakat bu özel tanıtım fragmanında da göreceğiniz üzere Wolverine için işler biraz değişiyor. Duygusal açıdan oldukça güzel hazırlanan ve karakterin kendisiyle hesaplaşmasını anlatan bölümün ardından bir çok azılı düşman ile kıyasaya bir mücadeleye girecek olan Wolverine’i zor zamanlar bekliyor.


The Wolverine’in resmi özeti:

Dünyaca ünlü çizgi roman THE WOLVERINE’den uyarlanan filmde ebedi savaşçı Logan Japonya’da. Bu kez samuray çeliği sarsılmaz pençe ile çarpışıyor. Çünkü Logan kendisini sonsuza kadar değiştirecek destansı bir savaşta geçmişinden gelen gizemli biriyle karşılaşıyor.


The Wolverine’in yönetmenliğini James Mangold, senaristliğini ise Mark Bomback ve Christopher McQuarrie üstleniyor. Filmde Hugh Jackman, Svetlana Khodchenkova, Will Yun Lee, Brian Tee, Hiroyuki Sanada, ve Rila Fukushima rol alıyor.

The Wolverine’in vizyonlara girmesinin ardından X-Men: Days of Future Past 18 Temmuz 2014’te vizyonlarda olacak.

Şimdi sizleri The Wolverine’in özel tanıtım fragmanı ile başbaşa bırakıyoruz.

http://www.youtube.com/watch?v=G8GuIaYQE4g

1999 yılından bu yana profesyonel olarak tasarım ile uğraşmakta ve kullanıcı arayüzü tasarımı konusunda yoğun çalışmalar yapmakta. Yazılı ve görsel basında bir çok çalışması yayınlanan Tekmen’in en büyük tutkusu okumak, yazmak ve üretmektir.

Devamını Oku
Yorum

Tarih

Eski Mısır Uygarlığının Beslenme Alışkanlıkları Hakkında 10 İlginç Bilgi

Eski Mısır uygarlığının beslenme alışkanlıkları ile Mısırlıların yaşamak için yemediklerini, adeta yemek için yaşadıklarına tanık olacağız.

Bilge Dilara Dokuzcan

Eklenme Tarihi

-

Eski Mısır Uygarlığının Beslenme Alışkanlıkları Hakkında 10 İlginç Bilgi

Eski Mısır uygarlığı her zaman büyüleyici, gizemli ve ilgi çekici olmuştur. Geride bırakılan zamana rağmen evrensel kültürün önemli bir parçasıdır. Her ne kadar günümüz koşullarına ve teknolojisine yetişememiş olsalar da yaşamak için beslenmek zorundaydılar. Ancak yaşamak için yemediler adeta yemek için yaşadılar. Yemekli şölenler özellikle üst sınıfın en önemli sosyal aktivitelerinden biriydi. Şimdi dilerseniz Eski Mısır Uygarlığının Beslenme Alışkanlıkları Hakkında 10 İlginç Bilgiye göz atalım.
 

  1. Eski toplumların çoğunda olduğu gibi Eski Mısır’da da toplum içindeki statü beslenmeyi etkileyen en önemli öğeydi. Bazı Mısırlı rahiplere balık ve domuz eti yasaktı. Bunun yanında batareh (tuzlanıp, kurutulmuş kefal yumurtası) adlı yemek alt sınıfın asla tadamadığı, kutsal sayılan bir yemekti.
  2. Beslenme şekilleri ağırlıklı olarak vejetaryen beslenmeydi. Et çeşitleri tüketiliyordu ancak beslenmede dar bir halkaya sahipti. Toplumun bütün sınıfları için geçerli olan bu durum, varlıklı insanların daha çeşitli besinlere ulaşabilmesinden ötürü değişiklik gösteriyordu.
  3. Kuşlar tarafından fazlaca göç almasından ve Nil kıyısında konumlanmasından ötürü en fazla tüketilen et çeşitleri av kuşları ve balıklardı. Özellikle kaz eti ve yumurtası sevilen ve saygı duyulan yiyeceklerdi. Tavuk henüz Mısır topraklarına ulaşmamıştı o yüzden Eski Mısır’da yiyeceklerde tavuk yoktu.
  4.  

    Eski Mısır Uygarlığının Beslenme Alışkanlıkları Hakkında 10 İlginç Bilgi

    Eski Mısır Uygarlığının Beslenme Alışkanlıkları Hakkında 10 İlginç Bilgi

  5. Tarımla uğraşan bir toplum oldukları için tahıllar beslenmelerindeki en geniş halkaydı. Ve en çok üretilen tahıl arpaydı. Hem bira hem ekmek yapımında kullanılıyordu. Ayrıca buğdaya göre daha ucuz olduğu için alt tabakanın beslenmesinde yoğunluklu görülüyordu.
  6. Ekmeğin toplumdaki yeri çok büyüktü. Çok çeşitli ve farklı şekillerde ekmekler üretiyorlardı. Kişi toplumda hangi sınıfta olursa olsun ölü gömme törenlerinde de en çok kullanılan adak türlerinden biriydi. Ayrıca kölelere ücret olarak ekmek ile bira veriliyordu.
  7. Çoğunlukla yağlı tohumlardan ve kabuklu yemişlerden elde ettikleri yağı kullanıyorlardı. Kızartma yapabiliyorlardı. Ek olarak ürettikleri yağları ekmek ve çöreklerde lezzet verici olarak kullanıyorlardı.
  8. İklim koşullarından dolayı balıkları uzun süre saklamak için salamura ve güneşte kurutma yöntemlerini kullanıyorlardı.
  9. Her ayın üç günü kusturucu şeyler alarak veya kalınbağırsağa su vererek, günümüzdeki detoks mantığına benzer sindirim sistemlerini boşaltıcı ve düzenleyici işlemler yapıyorlardı.
  10. Soğan, sarımsak, kırmızıturp ve pırasa hem yemeklere katılıyor hem de şifa verici olarak tüketiliyordu.
  11. Marul (Bizim tükettiğimizden farklı olarak daha sulu bir marul türü.) Mısırlılar için cinsel isteği arttıran bir yiyecekti ve doğurganlık ve bereket tanrıları Min’e sunulan en önemli adaktı.

 

Kaynakça

  • Bober, P. P. (2014). Sanat, Kültür ve Mutfak. İstanbul: Kitap yayınevi.
  • Kıple, K. F. (2010). Gezgin Şölen. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

Devamını Oku

Eğitim

İyi Öğretmen Hakkında Bilmeniz Gerekenler

İyi öğretmen nedir, neye benzer? Bilginin, akademik yeterliliğin, teknolojiyi kullanmanın ötesinde bir öğretmeni iyi yapan nedir?

Reyhan Koltarla

Eklenme Tarihi

-

İyi Öğretmen Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Fotoğraf: Element5 Digital - Unsplash

Kara kaşlı, kara gözlü olsun, yok kumral, ela gözlü olsun, boyu uzun olsun, güzel olsun. Hep gülsün, güne kötü başlasa da, başı ağrısa da, soğuk yağmurda sırılsıklam olsa da hep neşe saçsın. Kızmasın, yorulmasın, sıkılmasın. En önemlisi sadece benim çocuğumla ilgilensin.

Peki, tüm bunlar gerçekçi mi? İyi öğretmen nedir, neye benzer? Bilginin, akademik yeterliliğin, teknolojiyi kullanmanın ötesinde bir öğretmeni iyi yapan nedir?

Şimdi bu sorulara cevap arayalım:

  • Bir çocuk ne ister en iyi o bilmeli. Çocuk, istekleri karşılanmadığında neler hisseder, dinlenmediğini, ciddiye alınmadığını düşündüğünde nasıl içine kapanır, güvensiz hissettiğinde, anlamadığı bir konu olduğunda sormaktan nasıl çekinir, okul bahçesinde neler olur hepsine hakim olmalı. Öğrenciyi kötü hissettiren her ne varsa; arkadaşlarıyla kolay iletişim kuramayanları, birlikte oyun oynayamayanları, bahçede yalnız kalanları erkenden fark ederek önlem almalı. Bunların hepsini bir zamanlar çocuk olduğunu unutmadığında hissedebilir, anlayabilir. Ancak bu şekilde çocuk kalbine dokunabilir.
  • Çocuk okula adım attığında ailenin koruyucu ortamından ilk kez dışarı çıkar; farklı yetenekleri olan yaşıtlarını görür ve ister istemez kendini kıyaslar. Kimi okumayı hızlı sökmüştür, kimi hızlı koşar, diğeri çok güzel resim yapar. Eğer ilgilenilmezse bu farklar kimi çocukta yetersizlik duygusu yaratarak derin yaralar açabilir. İyi öğretmen öğrenciye ulaşabilmeli, öğrenmeye motive etmeli, özgüvenini canlı tutmalı, okulda kendini mutlu hissettirmeli ve zayıf yönlerini geliştirmeli. Her öğretmen, öğrenciyken hangi öğretmenini çok severdi ve neden, hep hatırlamalı…
  • Sezgileri kuvvetli olmalı. Sınıfını iyi tanımalı, enerjisini hissetmeli. Şöyle gözünün ucuyla bir baktı mı kim ne yapıyor görmeli, dikkati hemen kendine çekmeli. Diyelim ki sınıf kıpır kıpır veya tatsız bir huzursuzluk var. Duraksamamalı, hemen dersi durdurmalı. Sandalyesini sınıfın ortasına getirmeli, oturmalı, öğretmenlerini izleyen sınıfın sessizliğini fırsat bilerek “Neyiniz var?” diye sormalı. “Haydi, anlatın bana, kaç kişiysek o kadar çözüm bulacağız şimdi, izleyin de görün” demeli.
  • Sevginin karşılıksız olanına sahip olmalı öğretmen. Kalbinde sevgi taşıyan öğretmenin öğrencileri de sevgiyle büyür, büyüyünce sevgiyi dağıtır. Çünkü sevgi sonsuzdur ve paylaşıldıkça çoğalır.
  • Her günün sürprizlerle dolu olduğuna inanmalı, her gün ilk günmüş gibi başlamalı. Tabi ki deriiiiiin nefes alarak ya da içinden ona kadar sayarak. Minik ellerin hazırladığı kâğıttan bir kalbi “Öğretmenim sizin için yaptım” diyerek veren öğrencisinin heyecanına ortak olmalı, bununla tüm yorgunluğunu unutmalı. İşte tam bu anda mutluluk sarmaz mı her yeri?

Pekiii ben kim miyim? Sezgilerine güvenen, sevgiyle büyümüş, çocuk kalmayı başarmış ve her şeyin farkında olan, durmadan kendini geliştiren, öğrencilerini sımsıkı ve kocaman kucaklayan İSTEKLİ bir BELDE öğretmeniyim.

Devamını Oku

Eğitim

Günlük Yaşamda Uygulanması Gereken 11 Görgü Kuralı

Bir kamu hizmeti olarak gündelik hayatta hepimize faydalı olacak görgü kurallarını paylaşıyoruz. Rica ederiz, siz önden buyurun lütfen. 🙂

Ayşe Tekin

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Günlük Yaşamda Uygulanması Gereken 11 Görgü Kuralı
Fotoğraf: morozov_photo - Fotolia

Adab-ı Muaşeret yani görgü/ahlak kurallarına uymamak hukuken suç sayılmasa da etrafınızdaki insanlara olan saygınızı ve onlara verdiğiniz değeri göstermenin bir yoludur. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini kuvvetlendirip, önyargılarını kaldırmada faydalı olacaktır.

Bir kamu hizmeti olarak gündelik hayatta hepimize faydalı olacak görgü kurallarını önce öğrendim, şimdi de paylaşıyorum.  Rica ederim, siz önden buyurun lütfen. 🙂

1. Lokantada, mönü listesi açık kaldığı müddetçe garson gelmez. Yemek seçimi yapılınca mönü kitapçığı kapatılır.

 
2. Çatallar solda, bıçak ve kaşık sağda olmalıdır. Kaşık ve bıçak dıştan içe doğru sıralanmalıdır. Sofraya önem vermek her şeyden önce misafirlerinize verdiğiniz değerin göstergesidir.

 
3. Üstünüz olan bir kişiyle ya da bir kadınla güneş gözlüğüyle konuşulmaz. Ayrıca karşınızdaki kim olursa olsun göz göze iletişim kurmak gibisi de yoktur. Unutmayın, iletişim hem beden hareketlerini hem de sözlü ifadeyi kapsar.

 
4. Asansörden inişte kapıya yakın olan önce çıkar. Kural budur. Burada siz önden buyurun diyerek kibarlık etmenin lüzumu yok. 🙂

 
5. Herhangi bir davette, çağrılan yere gidip gidilmeyeceği mutlaka bildirilmeli ve o gecenin önemine uygun kıyafetler seçilmelidir. Davet edildiğiniz yer ilk kez gideceğiniz bir ev ise mümkünse ufak da olsa bir hediye götürülmelidir ancak kişinin ekonomik durumunu aşan bir armağan vermeniz görgü dışı bir davranış olur.

 
6. Kalabalık caddelerde, birbirinizin üstüne doğru yürümemek için herkes kendi sağına yönelmelidir.

 
7. Cep telefonlarıyla yerli yersiz, her mekân da konuşmamak gerekiyor. Kimse diğerinin özel hayatını dinlemeye mecbur değildir!

 
8. Öksürürken ya da esnerken ağzınızı kapatmayı unutmayın ve hemen elinizi yıkamaya özen gösterin. Bu hem görgü hem de temizlik kuralıdır. Sadece bebişlere serbest. 😍

 
9. İltifat aldığınızda fazla alçak gönüllü olmayın ve iltifatın gerekmediğini açıklamaya çalışmayın. Basit bir “teşekkürler” hem yeterli hem de kibar olur. Her durumda “Lütfen” ve “Teşekkür ederim” demeyi unutmayın.

 
10. Dostlarımız hastalandığında hemen, daha az samimi olduklarımızı da iyileşince ziyaret etmeliyiz. Hastanın yanında onun neşesini kaçıracak hiçbir şey anlatılmamalı. Ayrıca hasta ziyaretinin kısa olanı makbuldür bunu da unutmayın.

 
11. Bir restoranda eş ile gidiyorsak karşılıklı oturulur. Sosyal yemeklerde ise eşler yan yana oturur. Kadının erkeğin sağında oturması gerekmektedir.

 
BONUS: Her zaman temiz olmak görgü kurallarının temelini oluşturur.👏

Devamını Oku
Reklamlar

Editörün Seçtikleri

Popüler Makaleler