Sosyal Medya Hesaplarımız

Bilim

Domuz eti yemek zararlı mıdır? (Bilimsel açıdan değerlendirmesi)

Domuz ve domuz etiyle ilgili mitlerin bilimsel açıdan doğruluk derecesi nedir? Domuz eti yemek zararlı mıdır? Bilimsel açıdan bu konuları değerlendiriyoruz.

Barış Kurt

Eklenme Tarihi

-

Domuz eti yemek zararlı mıdır?
Fotoğraf: Fabian Blank - Unsplash

İnsanoğlu milattan önceki yıllardan beri domuzu evcilleştirmiş ve domuz etini tüketmektedir. Günümüzde Dünya’da en çok tüketilen et türüdür. Bizim ülkemizde ise tahmin edilebileceği gibi alt sıralardadır. Peki domuz ve domuz etiyle ilgili mitlerin bilimsel açıdan doğruluk derecesi nedir? Domuz eti yemek zararlı mıdır?

1. En çok konuşulan konu; çok yoğun tehlikeli parazitler mi içeriyor?

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; bütün hayvanlar paraziter enfeksiyonlar yaşayabilir. Yani bütün kasaplık hayvanların eti parazitle enfekte (bulaşmış) olabilir.Domuz eti de “Taenia solium” ve “Trichinella spiralis” adı verilen son derece tehlikeli zoonoz (insandan hayvana, hayvandan insana geçebilen hastalık) parazitler açısından riskli bir ettir. HSZY’ye göre (Hayvan Sağlığı Zabıtası Yönetmeliği) ilgili madde (98.madde) şu şekildedir.

“Domuzlarda dil ve kaslarda yapılan kesitlerde trişin sayısı dokuz adetten az ise eti şartlı olarak serbest bırakılır. Trişin sayısı dokuz adetten fazla etlerde vücuda tam olarak el konulup imha edilir. Parazitli etlerin gıda olarak yenilebilir hale getirilmesi için gerekli vasıtalar mezbaha, kombina veya kesim yeri idaresince temin olunur. Şartlı olarak el konulan etlerin değerlendirilmesi veteriner hekimin muayene ve kontrolünde yapılır.”

Ayrıca HSZY’nin 96, 97 ve 98. maddelerinde tam el konulacak ya da şartlı el konulacak etler detaylarıyla açıklanmaktadır. Görüleceği gibi bu etlerin arasında sığır ve koyun etleri; onların paraziter, bakteriyel, viral etkenlerle enfekte etlerinin de akıbeti açıkca anlatılmaktadır.

Özetlersek; domuz eti adı geçen parazitler açısından riskli bir ettir, fakat sığır, koyun, tavuk eti de insan sağlığı için tüketimi uygun olmayan başka paraziter, bakteriyel ya da viral riskler taşıyor olabilir. Kesimi, satışı ve tüketimi (pişirme tekniği ve muhafazasına da dikkat etmek şartıyla) kontrol altında olduğu sürece diğer hayvanların etlerinden bu anlamda hiç bir farkı yoktur.

2. Çok pis bir hayvan, kendi dışkısını yiyor, dışkısını yaptığı yerde mi yatıyor?

Kendi dışkısını yemesinin yada dışkısını yaptığı yerde yatmasının et kalitesi anlamında hiç bir önemi yoktur. Dışkı kaslarda depolanmamakta, her besin gibi karaciğerde metabolize olmakta, ete kokusu geçmemektedir. Kaldı ki bunu yapan diğer hayvanlarda vardır; tavuk gibi…

3. Çok çabuk büyüyor, büyüme hormonu fazla, kansere mi yol açıyor?

Her hayvanın büyüme hızı, ergenlik yaşı, kesime uygun olduğu yaş birbirinden farklıdır. Çünkü her hayvanın evrimsel süreci birbirinden farklıdır. Eksojen olarak (dışarıdan) bir müdahale (hormon vs… uygulamaları) yapılmadığı sürece domuz eti büyüme hormonu içermez. Bu nedenle kanser yapıyor gibi bir düşünce de kabul edilemez.

4. Ter bezleri olmadığı için toksinlerden arınmıyor mu?

 Ter bezleri ısı dengesini sağlar, toksinlerden arınmak büyük oranda karaciğerin ve bir miktarda diğer organların görevidir. Şaşırtıcı olmayacak sanırım ama yine tavuk ve balıkta da ter bezi yoktur.

5. Yüksek oranda kükürt mü içeriyor?

Günlük kükürt (sülfür) ihtiyacı yetişkin bir birey için 900 mg. civarındadır. 100 gr. domuz etinde yaklaşık 300 mg. düzeyinde kükürt bulunmaktadır. Bu oran kuzu etinde 250 mg. civarında diğer etlerde de 250-300 mg. arasındadır. Ayrıca yumurta gibi diğer protein kaynakları da yüksek oranda kükürt içermektedir. Tabii ki fazla kükürt tüketiminin (günlük 1500 mg. üstü) sağlık açısından olumsuz yönleri vardır. Ama burada genel olarak et tüketmeyi seven ya da başka bir deyişle protein ağırlıklı beslenen kişilerin diyetlerine dikkat etmeleri gerektiği gibi bir yaklaşım daha doğru olacaktır.

6. Çok yağlı bir et, sağlığımız için çok zararlı mı?

Aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi domuz eti en yağlı ettir. Ama diğer bir yandan bakıldığında yağsız domuz eti en çok protein içeren ettir. Ayrıca doymuş yağ ve kolesterol oranı yüksektir. Bu tabii ki kalp ve damar hastalıkları için problem yaratacak değerlerdir. Bu anlamda tüketim miktarı ve sıklığına dikkat edilmeli, mümkünse domuz etinin yağsız kısımları tüketilmelidir.

Bazı Taze Et ve Et Ürünlerinin Kimyasal Bileşimi

Bazı Taze Et ve Et Ürünlerinin Kimyasal Bileşimi

7. Eşini kıskanmadığı söyleniyor, bu doğru mu?

Kıskanmak insani bir duygudur, hayvanlara ancak bu tarz yakıştırmalar yapılabilir. Başka hayvanlara da bu tarz yakıştırmalar yapılır. Örneğin inatçı keçi gibi… Varsayalım ki öyle! Bunun etin kalitesi, hijyeni açısından bir alakası olduğu düşünülemez..

8. Domuz eti yiyenler eşcinsel mi olur?

Sanırım buna bir açıklama getirmenin lüzumu yok… (Bu arada eşcinselliğin bilimsel yönden incelemesini yakında sitemizden yapacağız.)

Sonuç olarak; eğer domuz etini yemeyi seviyorsanız (şahsen ben tadını sevemedim) veya dini açıdan bir engeliniz yoksa (bilindiği üzere yahudilik ve islamiyette yasaklanmıştır.) yukarıdaki bazı püf noktalarına dikkat ettiğiniz sürece bilimsel anlamda tüketmenizde bir sakınca yoktur. Bir diğer önemli husus ülkemizde ki yaban domuz avcılığı ve kayıt dışı üretim, kontrolsüz tüketimi arttırmaktadır. Bu konuda da dikkat edilmeli ve kaynağı belli ürünler tercih edilmelidir.

 

Kaynak:

  • İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Et Muayene ve Teknolojisi ders notları
  • FAO, Meat Processing Technology, RAP Publication 2007/20
  • www.who.int
  • www.mevzuat.gov.tr

1983 Uşak doğumlu. İlk ve orta öğretimini Uşak’ta tamamlamıştır. (Aybey İlköğretim Okulu-Orhan Dengiz Anadolu Lisesi) Lisans ve Yükseklisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinde tamamlamıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır. Ayrıca iki köpeği ve iki kedisi vardır.

Devamını Oku
Yorum

Bilim

Sahte Bilimler Yazı Dizisi – 1 (Forer – Barnum Etkisi)

Kendinizi iyi hissediyorsanız eğlencelik fal bakın, baktırın. Ama bu sahte bilimler ile kendinizi kandırıp Forer – Barnum etkisine kapılmayın.

Barış Kurt

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Sahte Bilimler Yazı Dizisi - 1 (Forer - Barnum Etkisi)

SAHTE BİLİMLER – Astroloji – Fal – Rüya Tabirlerine Neden İnanmamalıyız?

Aşağıdaki testi çözüp size uygunluk derecesine göre 0-5 arası puanlayın. (5 puan beni tam anlamıyla yansıtıyor.)

  1. Başkalarının sizi beğenmesine ve takdir etmesine büyük ihtiyaç duyuyorsunuz.
  2. Kendinize eleştirel yaklaşımda bulunabiliyorsunuz.
  3. Henüz kullanmadığınız (kullanmak için fırsat bulamadığınız) büyük bir kapasiteniz olduğunu düşünüyorsunuz.
  4. Bazı kişisel zaaflarınız olsa da genellikle onları telafi edebiliyorsunuz.
  5. Dışarıdan bakıldığında disiplinli ve otokontrollü gözükseniz de, kaygılarınız ve ancak kendinize itiraf edebileceğiniz zaaflarınız var.
  6. Bazı zamanlarda verdiğiniz kararlar ve yaptığınız şeylerin doğruluğundan emin olamıyorsunuz.
  7. Hayatınızda ki değişimler ve çeşitlilikler size heyecan veriyor. Ama kısıtlamalar olması hoşunuza gitmiyor.
  8. Kendinize has bir düşünürsünüz ve bunu beğeniyorsunuz. Tatmin edici bir açıklama (ispat) olmadığı sürece başkalarının ifadelerini kabul etmiyorsunuz.
  9. Kendinizi başkalarına açmanın çok da akıllıca bir hareket olmadığını düşünüyorsunuz.
  10. Bazen dışa dönük, sıcakkanlı ve sosyal olduğunuz gibi; bazen içe kapanık ve çevrenize duyarsız oluyorsunuz.
  11. Bazı tutkularınız ve hayalleriniz gerçek dışı olabiliyor.
  12. Güvenli bir hayat sürmek ana hedeflerinizden birisi.

Sanırım 12 maddenin bir çoğu iyi kötü size uygun… Ya da hayatınızın bir döneminde bazı tam puan vermediğiniz maddelere tam puan verirdiniz. Bu test aslında Psikolog Dr. B.R. Forer’in öğrencilerine verdiği bir kişilik analizi… Dr. Forer her bir öğrencisine o kişiye özel bir değerlendirme yazdığını söylüyor. Öğrencilerinden bu değerlendirmesini puanlamalarını istiyor. Ama ufak bir hile yapıyor; aslında bütün öğrencilerine aynı değerlendirmeyi veriyor. Öğrenciler 4,26 gibi yüksek bir puan ortalamasıyla değerlendirmelerin kendilerine uyduğunu söylüyor. Ve asıl büyük sürpriz; Dr. Forer bu değerlendirmeyi aslında bir astroloji yorumundan alıyor!..

P.T. Barnum

P.T. Barnum (1810-1891)

Bu durum Dr. Forer’in ismiyle anılan”Kişinin, başkaları için de geçerli olabilecek kadar geniş belirsiz ifadeleri, kendilerine özel ifadeler olarak görmeleri” anlamına gelen FORER ETKİSİ‘dir. İnsanların astroloji, fal, aura okuma, avuç içi okuma, kişilik testleri, rüya tabirleri gibi safsatalara inanmasında ki neden bu psikolojik tespittir. Yorumu yapan kişiye güvenilmesi, yorumun kişiselliği ve yorumlayanı tavsiye (x kişi geçen falıma baktı, ne dediyse tuttu…gibi) bu inanışları kuvvetlendirmektedir. Ayrıca insanların kendisiyle ilgili güzel şeyler duyma ihtiyacı ve o anki psikolojisi de yanılgıların başka bir nedenidir.

Dikkat ederseniz yorumlarda olumlu özellik değerlendirmeleri, olumsuzlara göre daha fazladır. (“Genellikle”, “zaman zaman”, “bazen”, “üç vakte kadar”, “uzun saçlı bir kişi”, “aslana benzeyen bir hayvan var” gibi muğlak ifadeler fazlaca kullanılır. “Sarı bir ev görüyorum” ifadelerini duyan birisi “turuncu”, “kahverengi”, “krem” renklerini de “sarı” olarak kabul eder.

Ne yazık ki Dr. Forer’in uzun çalışmaları sonucu bilimsel kabul görmüş bu tespiti, günümüzde daha çok BARNUM ETKİSİ adıyla anılmaktadır. Barnum; Amerikan Rüyasının sembolü, bir ticaret dehasıdır. Ama daha çok”nabza göre şerbet verme ustası” diyelim…

Son söz; siz yine de kendinizi iyi hissediyorsanız eğlencelik fal bakın, baktırın. “Ben balık burcuyum çok duygusalım, bu ikizler burcu da ne kadar dengesiz oluyor” gibi yorumlarla kendinizi kandırın. Ama bu sahte bilimler ile hayatınıza yön vermeyin.

Not: Astrolojinin bir bilim olduğunu, Dünya’nın saygın üniversitelerinde “Astroloji Bölümü” açıldığını iddia edenler olacaktır. Bu iddianın yanlışlığını buraya tıklayarak detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Kaynak:

  • Journal of Behavior Therapy and Experimental Psychiatry, Volume 42, Issue 2, June 2011, Pages 145-148
  • Complementary Therapies in Medicine, Volume 2, Issue 1, January 1994, Pages 1-4
  • yalansavar.org

Devamını Oku

Popüler Makaleler