Sosyal Medya Hesaplarımız

Eğitim

Singapur, Finlandiya ve Güney Kore Modeli Eğitim

Geleceğimizi yaratacak olan gençlerimiz için hangi model Türk Eğitim Sistemi’nde uygulanmalı ya da uygulanmamalı… Siz karar verin!

Ayşe Tekin

Eklenme Tarihi

-

Singapur, Finlandiya ve Güney Kore Modeli Eğitim
Fotoğraf: Stefan Schweihofer - Pixabay

PISA 2015 sonuçlarına göre, Singapur en başarılı ülke. Japonya, Estonya, Kanada ve Finlandiya da diğer başarılı ülkeler. Türkiye ise, 70 ülke içinde fende 52’inci, matematikte 49’uncu, okumada 50’inci.

Özellikle öğretmenlerin ve velilerin, hangisinin daha verimli olduğunu anlayabilmek adına kafalarında karışıklığa sebep olan eğitim modelleri… Geleceğimizi yaratacak olan gençlerimiz için hangi model Türk Eğitim Sistemi’nde uygulanmalı ya da uygulanmamalı… Siz karar verin;

1. SİNGAPUR MODELİ

Singapur metodu ilk kez 1980’lerde yüksek kalitede öğretim kaynağı hazırlamak üzere eğitim bakanlığı tarafından görevlendirilmiş bir grup öğretmen tarafından geliştirilmiştir. Ekip öncelikle davranış bilimleri alanında yapılmış en son çalışmaları etüt etmiş ve Kanada ve Japonya’nın aralarında olduğu birçok ülkeye seyahat ederek farklı eğitim modellerini analiz edip karşılaştırmıştır.

Amaçlarını, ezbere dayanan eğitimden uzaklaşıp, çocuklara problem çözmeyi öğretmek olarak belirlemişlerdir.

Okul kitaplarını oluştururken, Amerikalı eğitmen Jerome Bruner’in çalışmalarından etkilenmişlerdir. Bruner, eğitimin üç seviyede yapılması gerektiğinin altını çizer: gerçek objeler kullanarak, resimlerden yararlanarak ve semboller aracılığıyla eğitim. Bu prensipler doğrultusunda geliştirilen Singapur modelinde matematik problemlerini modellemede görsellerin sıklıkla kullanıldığını, kesirler veya yüzdeler öğretilirken renkli bloklardan destek alındığını görürüz.

Singapur ilkokul seviyesinde Batı ülkelerine kıyasla daha az sayıda konuyu çok daha derinlemesine öğretir. Bu da Singapur’un etkinliğiyle doğrudan orantılıdır. Çok fazla şeyi yüzeysel bir şekilde öğreneceklerine Singapurlu çocuklar belli alanlarda uzmanlaşırlar. Diğer yandan da, amaç analitik zekâyı geliştirmek ve problem çözmeyi öğrenmek olduğundan, her şeyi bilmek telaşına düşmeden, matematikçi gibi düşünerek çözüme odaklanırlar.

Singapur’daki eğitim sistemi dünyada en çok kabul edilen eğitim sistemi olarak biliniyor. Yoğun ve sert bir eğitim sistemleri mevcut. Küresel karşılaştırmalar yapıldığında matematik ve fen yeteneği genellikle Singapur’un eğitim sisteminin temelini oluşturuyor.

Öğretmen kalitesine ve eğitimine çok önem veriliyor. Eğitimin kalitesini öğretmen kalitesini artırarak sağlıyorlar. Singapur’da öğretmen olmak için not ortalamanız 100 üzerinden 85 ya da 4 üzerinden 3.50 olmak zorunda. İlk %25’e giren öğrenciler öğretmen olabiliyor.

En fazla değer beden eğitimi dersine veriliyor. Beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorsanız, bir yıl değil, iki yıl formasyon almak zorundasınız. Bizdeki gibi beden eğitimi dersleri top oynama dersi olarak görülmüyor. Formasyon eğitimleri çok kaliteli olduğu için, çok iyi öğretmen yetiştiriyorlar. Formasyon eğitimi sadece Nanyang Teknoloji Üniversitesinde veriliyor ve Asya’nın en iyi eğitim fakültelerinden birisi kabul ediliyor.

 

2. FİNLANDİYA MODELİ

Finlandiya’nın eğitim sisteminde öğretmenler, ülke mezunlarının en başarılı % 10’unun içinden seçiliyor ve eğitim alanında yüksek lisans derecesi edinmesi gerekliliği buluyor. Finlandiya modelinden bahsederken öncelikle o modelin mantığını ve amacını anlamak önemli. Kaç saat ders aldıkları yada kaç yıl eğitim gördükleri burada ikinci yada üçüncü sırada… Aşağıdaki maddeleri okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7. Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor. Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.

Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

Öğrenciler günde 4 saat ders yapıyor. Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor. Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor. Dolayısıyla okulların başarı düzeyleri hemen hemen aynı.

Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor. Okulu sınırlayan bir bahçe duvarı yok, öğrenciler kendi sorumluluklarını alacak şekilde yetiştiriliyorlar. Dersleri bitince bisikletine binip gidiyorlar, duvar ile öğrenciye sınır çizmiyorlar.

Kaynak: http://www.edweek.org/tm/articles/2014/06/24/ctq_faridi_finland.html

 

3. GÜNEY KORE MODELİ

Burada önemli olan dayanıklılık ve çok çalışma. Güncel rakamlara göre; Güney Kore’de devlet ve vakıf olmak üzere, toplam 411 üniversite bulunuyor. Türkçe ile aynı dil ailesinden geldiğinden dolayı Türk öğrencilerin kolayca öğrenebildikleri Korece’nin de her üniversite bünyesinde öğretildiği Güney Kore eğitim sistemi, tüm ayrıcalıklarının yanında yoğun disiplinli bir sisteme sahip ki, bunda, ülkedeki üniversitelerin pek çoğunun dünya sıralamalarında yer almaları önemli bir rol oynuyor.

Aslında sadece Güney Kore’de değil, Uzak Doğu’nun büyük kısmında eğitim işi son derece disiplinli ve katı, Bu ülkeler arasında Güney Kore; en aşırı uçtaki ve tartışmasız en başarılı ülke olarak diğerlerinden ayrılarak öne çıkıyor. “Koreliler temel olarak harika bir geleceğe sahip olmak için bu zorlu dönemi atlatmalıyım diye düşünüyor” diyor PISA eğitim direktörü ve OECD eğitim danışmanı Andreas Schleicher. Ancak bu katı ve zorlu eğitim sisteminin başarısız olduğunu söylemek mümkün değil zira Güney Kore’deki okuryazarlık oranı yüzde 100′e ulaştı, ayrıca Güney Kore, uluslararası karşılaştırmalı başarı testlerinde en ön sıralarda yer alıyor. Yetenek fazla dikkate alınmıyor, çünkü Güney Koreliler çok çalışmaya ve çalışkanlığa her şeyden daha fazla inanıyor.

Güney Kore eğitim sisteminin merkezinde tek bir şey var, her yılın Kasım ayında yapılan Üniversite Giriş Sınavı: Suneung.

Güney Kore’de İngilizce öğretmenliği yapan Tom Owenby’a göre: “Güney Kore eğitim sisteminin öğrencinin kendi yolunu bulmasıyla hiçbir ilgisi yok, bu tamamen diğer öğrencilerden daha iyi olmakla ilgili”. Bu baskıcı, zorlu eğitim sisteminin çocukları intihara sürüklemesi de Güney Kore’nin sorunları arasında. Dünyanın en gelişmiş 30 ülkesi arasında gösterilen Güney Kore, 11-15 yaş aralığında en çok intihar vakası yaşanan ülke.

Not: Bu makale ile ilişkili olan “Dünya Üzerindeki Eğitim Sistemlerinden Örnekler” adlı makalemiz de ilginizi çekecektir.

Hayata başlarken hayallerinin peşinden koşup İstanbul’a gelen Antalyalı; öğrenmeye, konuşmaya ve bilgi paylaşımına önem veren, İletişim Yüksek Lisansı yapmış ve sonrasında “insanlarla anlaşmanın yolu, onların kültürünü anlamaktır” diyerek Antropoloji Doktorası yapan, aynı zamanda da eğitim serüvenin de çırpınırken an’ı ve hayatı kaçırmamaya çalışan insan.

Devamını Oku
Yorum

Eğitim

Günlük Yaşamda Uygulanması Gereken 11 Görgü Kuralı

Bir kamu hizmeti olarak gündelik hayatta hepimize faydalı olacak görgü kurallarını paylaşıyoruz. Rica ederiz, siz önden buyurun lütfen. 🙂

Ayşe Tekin

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Günlük Yaşamda Uygulanması Gereken 11 Görgü Kuralı
Fotoğraf: morozov_photo - Fotolia

Adab-ı Muaşeret yani görgü/ahlak kurallarına uymamak hukuken suç sayılmasa da etrafınızdaki insanlara olan saygınızı ve onlara verdiğiniz değeri göstermenin bir yoludur. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini kuvvetlendirip, önyargılarını kaldırmada faydalı olacaktır.

Bir kamu hizmeti olarak gündelik hayatta hepimize faydalı olacak görgü kurallarını önce öğrendim, şimdi de paylaşıyorum.  Rica ederim, siz önden buyurun lütfen. 🙂

1. Lokantada, mönü listesi açık kaldığı müddetçe garson gelmez. Yemek seçimi yapılınca mönü kitapçığı kapatılır.

 
2. Çatallar solda, bıçak ve kaşık sağda olmalıdır. Kaşık ve bıçak dıştan içe doğru sıralanmalıdır. Sofraya önem vermek her şeyden önce misafirlerinize verdiğiniz değerin göstergesidir.

 
3. Üstünüz olan bir kişiyle ya da bir kadınla güneş gözlüğüyle konuşulmaz. Ayrıca karşınızdaki kim olursa olsun göz göze iletişim kurmak gibisi de yoktur. Unutmayın, iletişim hem beden hareketlerini hem de sözlü ifadeyi kapsar.

 
4. Asansörden inişte kapıya yakın olan önce çıkar. Kural budur. Burada siz önden buyurun diyerek kibarlık etmenin lüzumu yok. 🙂

 
5. Herhangi bir davette, çağrılan yere gidip gidilmeyeceği mutlaka bildirilmeli ve o gecenin önemine uygun kıyafetler seçilmelidir. Davet edildiğiniz yer ilk kez gideceğiniz bir ev ise mümkünse ufak da olsa bir hediye götürülmelidir ancak kişinin ekonomik durumunu aşan bir armağan vermeniz görgü dışı bir davranış olur.

 
6. Kalabalık caddelerde, birbirinizin üstüne doğru yürümemek için herkes kendi sağına yönelmelidir.

 
7. Cep telefonlarıyla yerli yersiz, her mekân da konuşmamak gerekiyor. Kimse diğerinin özel hayatını dinlemeye mecbur değildir!

 
8. Öksürürken ya da esnerken ağzınızı kapatmayı unutmayın ve hemen elinizi yıkamaya özen gösterin. Bu hem görgü hem de temizlik kuralıdır. Sadece bebişlere serbest. 😍

 
9. İltifat aldığınızda fazla alçak gönüllü olmayın ve iltifatın gerekmediğini açıklamaya çalışmayın. Basit bir “teşekkürler” hem yeterli hem de kibar olur. Her durumda “Lütfen” ve “Teşekkür ederim” demeyi unutmayın.

 
10. Dostlarımız hastalandığında hemen, daha az samimi olduklarımızı da iyileşince ziyaret etmeliyiz. Hastanın yanında onun neşesini kaçıracak hiçbir şey anlatılmamalı. Ayrıca hasta ziyaretinin kısa olanı makbuldür bunu da unutmayın.

 
11. Bir restoranda eş ile gidiyorsak karşılıklı oturulur. Sosyal yemeklerde ise eşler yan yana oturur. Kadının erkeğin sağında oturması gerekmektedir.

 
BONUS: Her zaman temiz olmak görgü kurallarının temelini oluşturur.👏

Devamını Oku

Eğitim

Dünya Üzerindeki Eğitim Sistemlerinden Örnekler

Eğitim sistemi değişiklikleri ülkemizde son günlerde yine gündemde. Dünya üzerinde uygulanan eğitim sistemlerine gelin birlikte göz atalım.

Ayşe Tekin

Eklenme Tarihi

-

Yazar:

Dünya Üzerindeki Eğitim Sistemlerinden Örnekler
Fotoğraf: Sebas Ribas - Unsplash

Eğitim dünya vatandaşlarının önceliğidir. Tüm dünya insanlarının hem fikir olduğu bu konuda, eğitim sistemi ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Kültürler arası farklılıklar ve yaşam koşulları bu farklılıkların ortaya çıkmasına neden olarak gösterilse de dünya üzerinde en iyi eğitim sistemini uygulayan ülkeler her yıl araştırılmaktadır. Üç yılda bir yapılan ve uluslararası eğitim ölçme-değerlendirme sistemi olarak adlandırılabilecek PISA (The Programme for International Student Assessment), ülke eğitim sistemlerinin öğrencileri ne kadar iyi yetiştirdiğini ölçmek üzerine geliştirilmiştir.

197 ülkenin 60’ında zorunlu eğitim süresi 8 yıl ve daha az, 130’unda ise 12 yıla kadar zorunlu. Eğitim sistemi değişiklikleri ülkemizde son günlerde yine gündemde. Bende bu yazımda dünya üzerinde uygulanan sistemleri incelemenin hem yetkililer hem de veliler açısından faydalı olacağına inanıyorum. Ayrıca son yıllarda ismini çokça duyduğumuz Singapur, Finlandiya ve Kore Modeli Eğitim sistemini özetle derledim SİNGAPUR, FİNLANDİYA VE KORE MODELİ EĞİTİM başlıklı yazıda yarın okuyabileceksiniz.

Hadi buyurun!

1. LÜKSEMBURG

Zorunlu eğitim dört yaşında başlıyor. İlk iki yılı okul öncesi eğitim olarak veriliyor. Eğitim 3 dilde yapılıyor. Eğitim dili ilköğretimin ilk yıllarında Lüksemburgca, diğer yıllarında ise Almanca. Üniversite sınavı yok.

2. FRANSA

Özel okulların büyük çoğunluğu Devletle sözleşme imzalamış. Zorunlu olmamasına rağmen bütün çocuklar 3 yaşından itibaren anaokuluna gönderiliyor. Fransa’da da zorunlu eğitimin süresi 10 yıl olarak belirleniyor. 6-16 yaşlar arasında eğitim zorunludur ve 3 safhaya ayrılmıştır: İlkokul eğitimi 6-11 yaşlarındaki bütün çocukları kapsıyor. Zorunlu eğitim devlet okullarında, özel okullarda veya evdeki eğitimle tamamlanabilir. Tüm ülke kapsamında bulunan resmi okullar ve resmi olarak kabul edilen özel okullar, yasa ve yönetmeliklerle yönetiliyor. Yükseköğretim, beş Katolik kurumu hariç tamamı devlete ait üniversitelerde ya da yüksek kamu kesimi okullarında veya bazıları grandes écoles (büyük okullar) olarak bilinen özel okullarda verilmektedir.

3. AMERİKA

12 yıllık zorunlu eğitim uygulanan ABD’de, okul öncesi eğitim zorunluluğu bulunmuyor. Amerika eğitim sitemi ilköğretim (okul öncesi ve ilkokul), ortaöğretim ve yükseköğretim olmak üzere 3 düzeyde organize ediliyor. Mesleki eğitim faaliyetleri ortaöğretimin 11. ve 12. sınıflarında başlangıç düzeyinde, community kolejlerinde ise mesleki teknik ve uzmanlık eğitimi veriliyor. Mesleki eğitim daha çok 2 yıllık ”meslek yüksekokul” diye adlandırılan community kolejlerde yapılıyor. Amerikalı yetişkinlerin yüzde 43’ü üniversite eğitimi alıyor. Bu yönüyle ABD, OECD’deki 5’nci sıraya yerleşmeyi başarıyor.

4. ALMANYA

Almanya’da eğitim sistemi, hemen tüm eyaletlerde okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim birinci kademe ortaöğretim, ikinci kademe ortaöğretim ve yüksek öğretim olmak üzere 5 basamaklı yapıdan oluşuyor. Almanya’da zorunlu eğitim süresi 6-16 yaş arasında başlıyor ve 10 yıl sürüyor. Ortaöğretimin ikinci kademesi de öğrencileri yükseköğretime giriş için zorunlu olan genel eğitim olgunluk diplomasına hazırlayan üç yıllık (11-13. sınıflar) lisenin ve çok programlı okulun ikinci devresi ile öğrencileri mesleki eğitim olgunluk diplomasına veya mesleğe hazırlayan 1-3 yıllık mesleki eğitim okullarıdır.

5. İTALYA

İtalya’da da zorunlu eğitimin süresi 10 yıl olarak uygulanıyor. 16 yaşını dolduran ve örgün eğitime devam etmeyen öğrencilerin 18 yaşına kadar mesleki eğitim görmeleri öngörülüyor.

6. İNGİLTERE

İlköğretime başlama yaşı 5(Kuzey İrlanda’da 4 yaş). İlkokul 5-11 yaşları arasındaki çocukları, Ortaokul ise 11-16 yaşları arasındaki çocukları kapsar. Eğitim 5 yaş ile 16 yaş arasındaki öğrenciler için zorunludur. İngiltere’deki ve Galler’deki pek çok çocuk 4 yaşında ilkokul öncesi dönemi sınıflarında eğitimlerine başlarlar. İlk ve ortaöğretim ücretsizdir. Yükseköğretim kurumları arasında üniversiteler, yüksek öğrenim kolejleri ve çok az sayıda üniversite koleji bulunmaktadır. Giriş için rekabet söz konusudur ve her bölüm için özel gereklilikler ortaya konulmuştur.

7. JAPONYA

Eğitim, 6 yıllık ilkokul, 3 yıllık ortaokul, 3 yıllık lise ile 4 yıllık üniversitelerde veriliyor. İlkokul ve ortaokulu kapsayan zorunlu eğitim süresi 9 yıl olarak uygulanıyor. Ülkede ulusal okullar, kamu okulları ve özel okullar olmak üzere üç tür okul bulunuyor. Ulusal okulların finansmanı merkezi hükümetçe, kamu okullarınınki il ve belediye yönetimlerince özel okullarınınki ise özel kuruluşlarca karşılanıyor.

Kaynak:

AA

http://www.mbctimes.com/english/20-best-education-systems-world

Sosyal Gelişim Endeksi 2015’in tamamına ulaşmak için: http://www.socialprogressimperative.org/data/spi

Devamını Oku
Reklamlar

Editörün Seçtikleri

Popüler Makaleler